 Alicia’nın resmi internet sitesinde, sanatçının ‘yaşlı bir ruha’ sahip olduğu yazıyor. Gerçekten de bilgelik ve deneyim, Alicia’da gençlikten daha baskın kavramlar.
Daha 20’li yaşlarında Alicia çok büyük başarılar elde eden “Songs in A Minor” adlı albüme imza attı. Clive Davis’e ait J Records’tan çıkan albüm, R&B, hip-hop, klasik müzik ve caz esintileri taşıyordu. Albüm daha piyasaya çıktığı ilk gün 50.000’den fazla satarken, Alicia da pek çok yerde boy göstermeye başladı. Associated Press’le yaptığı bir röportaj da buna dahil.
Alicia Keys’in tüm yaşamı, kariyerinin temellerini oluşturan müzik eğitimiyle geçti. 1981 yılında Manhattan’da doğan Alicia’nın yeteneği daha beş yaşlarındayken gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.
Manhattan’daki Professional Performance Arts School’da korist olan Keys, daha sonra bir öğretmeninin özel çabalarıyla vokal tekniğini geliştirdi. 16 yaşında okuldan mezun oldu ve Columbia Üniversitesi’ne girdi. Ancak müzik onu çağırmaktaydı, bu nedenle üniversite macerası uzun sürmedi.
14 yaşında kendi şarkılarını yazmaya başlayan Alicia Keys’in, daha o yaşlarda yedi yıllık bir piyano geçmişi bulunmaktaydı. İlerleyen yıllarda Keys, “Shaft” ve “Men in Black” gibi filmlerin soundtracklerinde yer aldı. Arista Records, diğer şirketlerle girdiği bandrol rekabetinden galip çıkınca Keys’le de 1998’de bir anlaşma yaptı. Ancak 1999’da Clive Davis şirketten ayrılınca Alicia da yoluna yalnız devam etmek zorunda kaldı. Carlos Santana ve Whitney Houston’ın kariyerlerinde oldukça önemli bir yere sahip olan Davis’in Alicia için de BET, MTV ve Oprah Winfrey Show’a çıkmak gibi planları vardı.
Alicia Keys’in zirveye kadar tırmanan ve pek çok platin plak kazanan albümü “Songs in A Minor”u, 2003’te bir başka liste başı albüm olan “The Diary of Alicia Keys” takip etti. Grammy ödüllü albümün “Unplugged” CD ve DVD’si 2005 yılında yayınlanarak, diğer albümler gibi zirveye yerleşmeyi başardı.
2007 senesine gelindiğinde “As I Am” adlı 4. albümünü hayranlarına sunan Alicia Keys, albümüne John Mayer, Linda Perry ve Marsha Ambrosius gibi isimleri konuk etti. Bu albümle de Billboard listelerinde zirveye yerleşen Keys, albümün ilk haftadaki satışlarıyla Amerika’da albümü en çok satan kadın sanatçı oldu. Özellikle albümden yayınlanan ilk single “No One” ile müzikseverlerden büyük beğeni toplayan sanatçı, parçayla 2008 Grammy’lerinden “En İyi Bayan R&B Vokal Performansı” ve “En İyi R&B Parçası” ödüllerine layık görüldü. Keys, "As I Am" albümünden ikinci single olarak "Like You'll Never See Me Again"i seçti. Keys, bu romantik baladla Billboard Hot 100'de ilk 15 içinde yer almayı başardı. Daha sonra üçüncü single olarak "Teenage Love Affair"i yayınlayan Keys, şarkının klibinde ise "Keep A Child Alive" Vakfının afişlerini kullanarak sosyal konulara duyarlı olduğunu da gösterdi. Alicia Keys, "As I Am" albümünün dördüncü ve son single olarak "Superwoman"ı seçti.
Alicia Keys iyi bir müzisyen olmanın yanı sıra iyi bir "insan" olmaya da çalışıyor. Bu doğrultuda başta "Keep A Child Alive" vakfı olmak üzere pek çok dernek ve vakıf için çalışıyor. Keys, 2006'da Afrika'daki AIDS sorununa dikkat çekmek için Bono ile birlikte "Don't Give Up (Africa)" şarkısını yeniden yorumladı. Sözcüsü olduğu "Keep A Child Alive" Vakfı için Afrika'da pek çok ülkeyi ziyaret eden Alicia, bu ziyaretini belgesel haline getirerek konserlerinde göstermeye başladı. Alicia Keys "Keep A Child Alive"ın yanı sıra maddi imkanı olmayan Amerikalı gençlere destek veren "Frum Tha Ground Up" vakfının da sözcülüğünü yürütüyor. Keys "Live 8", "Live Earth" ve "Nobel Barış Ödülleri Gecesi" gibi sosyal konulara dikkat çeken organizasyonlarda da yer aldı.
Şarkı sözleri, günlüğü gibi genellikle müzik üzerine yazılmış 5 kitabı da bulunan Alicia Keys birkaç sinema filmi ve televizyon dizisinde de rol aldı. Alicia, bugünlerde yeni James Bond filmi "Quantum of Solace" için Jack White'la birlikte yazdıkları "Another Way to Die" adlı şarkının yayınlanmasını bekliyor. Keys, Amerikan Başkan adayı Barack Obama'nın kampanyası için de bir şarkı yazmak üzere kolları sıvadı.
|